ABD Yüksek Mahkemesi, Montgomery v. Caribe Transport II, LLC davasını incelemeyi kabul etti. Bu dava, brokerlerin işe aldıkları taşıyıcıların karıştığı kazalar için sorumluluğuna yaklaşımı kökten değiştirebilir. Tartışmanın merkezinde, brokerlerin, belirli eyalet yasalarına göre 'taşıyıcı seçimi ihmali' nedeniyle sivil sorumluluk taşıyıp taşımayacakları veya bu tür davaların federal yasalar tarafından engellenip engellenmediği sorusu yer alıyor.
Davanın nedeni, 2017 yılında meydana gelen ve sürücü Sean Montgomery'nin yaralandığı bir trafik kazasıdır. Kaza, broker C.H. Robinson tarafından işe alınan taşıyıcı Caribe Transport II'nin kamyonunun karıştığı bir olaydır. Davacı, brokerin taşıyıcıyı seçerken ihmalkar davrandığını ve sürücü ve nakliye şirketi ile birlikte sorumlu tutulması gerektiğini iddia ediyor.
Federal alt mahkemeler, davacının taleplerinin Federal Havacılık İdaresi Yetkilendirme Yasası (FAAAA) kapsamında olduğunu belirterek brokerin tarafını tuttu. Bu yasa, eyaletlerin broker ve taşıyıcı hizmetlerini düzenlemesine müdahalesini sınırlamaktadır. Tarafların pozisyonlarının ayrıntıları FreightWaves analiz materyalinde açıklanmıştır.
FAAAA, brokerlerin 'fiyatlar, rotalar ve hizmetlerle' ilgili kurallar koymasını yasaklayan geniş bir federal öncelik hükmü içermektedir. Ancak yasa, eyaletlerin güvenlik konularını düzenlemesine izin veren bir istisna da içermektedir. Tartışma, bu istisnanın yorumlanması etrafında dönmektedir.
Hukuk uzmanları, ABD'nin farklı bölgelerindeki mahkemelerin bu tür davalara farklı yaklaştığını ve bu durumun hukuki belirsizlik yarattığını belirtiyor. Davanın ve süreç tarihçesinin incelemesi SCOTUSblog adresinde yayınlanmıştır.
Yüksek Mahkeme'ye sunulan yazılı pozisyonda, C.H. Robinson, brokerlerin taşıma araçlarını yönetmediğini ve sürücüleri doğrudan kontrol etmediğini savunuyor. Şirket, broker sorumluluğunun genişletilmesinin kural parçalanmasına ve ulusal tedarik zincirinde maliyet artışına yol açacağını belirtti. FreightWaves makalesinde belirtildiği gibi, şirket temsilcileri 'brokerlerin koordinasyon işlevi gördüğünü ve güvenlik konularının taşıyıcılara ait olduğunu' vurguladı.
Sektör dernekleri bu pozisyonu destekleyerek, bu tür davaların eyalet düzeyinde kabul edilmesinin dava ve sigorta maliyetlerinde artışa yol açabileceği konusunda uyardı.
Davanın sözlü duruşmaları 4 Mart 2026'da yapılacak. Kararın, Yüksek Mahkeme'nin mevcut yargı döneminin sonunda, Haziran veya Temmuz ayında verilmesi bekleniyor. Davanın sonucu, ülke genelinde yük brokerlerinin taşıyıcı seçimi ihmali davalarından korunup korunmayacağını veya eyalet düzeyinde yeni bir sorumluluk dalgasıyla karşılaşıp karşılaşmayacağını belirleyebilir.

